Ada Kültüründe
Mübadele ve Nüfus Yapısı

Marmara Adaları’nda 1922 öncesi Paşalimanı Adası’nda Poyrazlı, Marmara Kasabası ve Avşa Adası’ndaki Araplar(Yiğitler) köyünde Müslüman Türklerle Ortodoks Rumlar karma bir nüfus oluşturmuş ve adalar genelinde 14 bine yakın Osmanlı tebaası Rum Ortodoks yaşamıştır. Antik çağdan günümüze adalardaki yerleşimlerin eski isimleri de yeni isimleriyle birlikte telaffuz edilir olmuş ve günümüze kadar ulaşmıştır.

Marmara Adası’nın 6 adet yerleşim yeri bulunmaktadır. Bunlar; Marmara (Merkez), Gündoğdu (Prastio), Topağaç (Kılazak), Asmalı (Aftoni), Saraylar (Palatia), Çınarlı (Gallimi)’dir.

Marmara merkez yerleşkesinde ticari hayata katılımıyla küçük bir Musevi cemaati de 1950’li yıllara dek adada yaşamını sürdürmüştür. Yaklaşık 100 yıl boyunca üç farklı dini grubun yaşadığı Marmara Adası’nda hiç mahkeme olmamış, farklı kültürler barış içinde yaşamıştır. Ta ki Sevr Antlaşması ve akabinde Mondros Mütarekesi’ne kadar.

Helen İdeallerinin Batı Anadolu’yu Türksüzleştirme politikaları sonucunda, Kyzikos yarımadasında ve çevresindeki adalarda anarşi tırmandırılmış, Türk köylerine baskınlar ve tecavüzler sistemli bir şekilde başlatılmıştı. Avşa (Araplar), Paşalimanı (Poyrazlı) ve Marmara köylerinde Müslüman-Türk unsurlara karşı kötü muamele-öldürmeye varan vakalar sonrası adalarda yaşayan Türkler, Karabiga’ya göç etmek zorunda kalmıştı. Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin ezici galibiyeti karşısında Bandırma Körfezinde bulunan Yunan Donanması başta Averof zırhlısının gözetiminde, Gemlik, Mudanya, Bandırma hatlarından kaçan eşkıya çeteleri, yerli Rumlar ve Yunan ordusunun dağınık birlikleri bulabildikleri tüm deniz vasıtaları ile Marmara Denizi’ne açılmıştı. Kaçmaya çalışan bu gruplar Marmara Adalarını bir ara istasyon gibi kullanmış, buradan Trakya sahillerine geçmişlerdi. Savaş süresince yaşanılan-yaşatılanlardan sebep adalardaki Ortodoks Rum ahali akıbetlerinin belirsizliğinden kaynaklı çok iyi bir şekilde organize olarak istemeseler de adaları terk etmişlerdi.

Savaş sonrası, Karabiga’da zorlu geçen iki senenin ardından ada Türkler’i evlerine geri dönebilmişlerdi. Lozan Nüfus Mübadelesi hükümlerince Girit Adası’nın ‘Hierapetra’ (Yerapetra) limanından ayrılan Rize adlı şilep ile Marmara Adası’na 407 kişilik bir kafile getirilerek iskân edilmişlerdi.

Adalar üzerindeki diğer tüm yerleşimler hemen hemen boş kaldığından Karadeniz sahil kesiminden, Bulgaristan ve Yugoslavya’dan gelen göçmenler adalara yerleştirilmişlerdir. Topağaç Ovasında yerleşme 1928’de Yunanistan’dan gelen göçmenlerle başlamış daha sonra Bulgaristan ve Yugoslavya’dan gelen göçmenlerin yerleşmeleri 1942 yılına kadar sürmüştür.

Gündoğdu Köyü: 1926’da Abana’dan gelenlerce yerleşime açılmış, 1930’da Karabiga’dan gelen işçi ailelerine burada yer verilmiştir.

Çınarlı Köyü’ne 1927 yılında Rize-Çayeli, Trabzon, Ordu ve Giresun’dan gelen aileler yerleşmiştir.

Asmalı Köyü’ne: 1928’de Sürmene’den gelen bir grubun ardından Bulgaristan göçmenleri yerleştirilmiştir.

Marmara Adası’nın güneyinde yer alan Paşalimanı Adası köylerine gelince;

Paşalimanı eski yerli halkına eklenen; Girit ve Selanik göçmenleri,

Harmanlı Köyü: Yugoslavya’dan gelenler,

Poyrazlı Köyü: Karadeniz, Yugoslavya, Yunanistan ve Girit mübadilleri,

Balıklı köyü: Girit ve Yugoslavya,

Tuzla köyü: İnebolulular tarafından yeniden yerleşime açılmıştır.

Paşalimanı Adası köylerinin eski isimleri ise şu şekildedir; Paşalimanı (değişmemiştir), Harmanlı (Haloni), Balıklı (Skupia), Tuzla (Huhla), Poyrazlı (Vori)’dir.

Avşa Adası Araplar (Yiğitler) eski durumunu korurken, Avşa (Türkeli) Girit ve Bulgaristan’dan gelen göçmenlerle, nihayet Ekinlik Adası’ndaki tek köy de İnebolu-Abana’dan gelenler tarafından yerleşik duruma geçmişlerdir.

Prof. Dr. Necdet Tunçdilek’in  Marmara Adaları, Ahmet Enön’ün Marmara Adası’nda 8000 Yıl ve Fikret Arıt’ın’ Hep Bu Topraklar İçin’ adlı eserlerinden yararlanılmıştır.

Derleyen: H. Can YÜCEL